Küfe Dolu
¹⁶İsa, “Buradan gitmeleri gerekli değil” diye yanıtladı, “Onlara siz yiyecek verin!” [Mt 14,16]
Mesih İsa’nın beş ekmek ve iki balıkla binlerce kişiyi doyurduğu bu olay, Tanrı’nın merhametini ve bolluğunu gösterir. Bu metni okurken, yalnızca mucizeyi değil, İsa’nın yüreğini ve bizi nereye çağırdığını da düşünebiliriz.
Düşünceye Yönelten Sorular:
1. İsa kalabalığı görünce ne yaptı? Her şeyi kendi başına mı halletti?
2. On iki küfe sizce neyi ifade ediyor? Metinde başka atıf ve sembol var mı?
3. İsa’nın “Siz onlara yiyecek verin” ifadesi bugün bize ne söylüyor?
4. Bu öyküde kendinizi en çok kime yakın hissediyorsunuz: İsa’ya, öğrencilere, kalabalığa, yoksa ekmeği getiren kişiye? Neden?
Peygamber Yeşaya Kitabından Sözler [Yeş 55,1-3]
¹ “Ey susamış olanlar, sulara gelin,
Parası olmayanlar, gelin, satın alın, yiyin.
Gelin, şarabı ve sütü parasız, bedelsiz alın.
²Paranızı neden ekmek olmayana,
Emeğinizi doyurmayana harcıyorsunuz?
Beni iyi dinleyin ki, iyi olanı yiyesiniz,
Bolluğun tadını çıkarasınız!
³ “Kulak verin, bana gelin.
Dinleyin ki yaşayasınız.
Ben de sizinle sonsuz bir antlaşma,
Davut’a söz verdiğim kalıcı iyilikleri içeren bir antlaşma yapayım.
Aziz Pavlus’un Romalılara Mektubundan Sözler [Rom 8:35, 37-39]
³⁵ Mesih’in sevgisinden bizleri kim ayırabilir? Acı mı, üzüntü mü, baskı mı, açlık mı, çıplaklık mı, tehlike mi, kılıç mı? ³⁷ Ama bizleri sevenin aracılığıyla bütün bunlarda kesin zafer bizimdir. ³⁸ Şuna eminim: Ne ölüm, ne yaşam, ne melekler, ne yönetimler, ne şimdiki ne gelecek durumlar, ne dünya yetkileri, ³⁹ ne yükseklik ne derinlik, ne de kurulu düzende başka bir etken bizleri Rabbimiz Mesih İsa bağlılığında açıklanan Tanrı sevgisinden ayırabilir!
Aziz Matta İncil’inden Sözler [Mt 14,13-21]
¹³İsa bu olayı duyunca bir tekneyle tek başına ıssız bir yere gitti. Halk bunu öğrenince, kentlerden çıkıp kara yoluyla O’nun ardından gitti. ¹⁴İsa kıyıya çıkar çıkmaz büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara karşı yüreği acımayla doldu; hastaları iyileştirdi. ¹⁵Akşam olunca öğrencileri kendisine yaklaşıp, “Burası ıssız bir yer” dediler, “Saat de geç oldu. Artık halkı gönder, kasabalara gitsinler, kendilerine yiyecek satın alsınlar.”
¹⁶İsa, “Buradan gitmeleri gerekli değil” diye yanıtladı, “Onlara siz yiyecek verin!” ¹⁷Öğrenciler, “Burada beş ekmekle iki balıktan başka bir şeyimiz yok ki” dediler.
¹⁸İsa, “Onları buraya, bana getirin” dedi. ¹⁹Halka çayıra oturmalarını buyurdu. Beş ekmekle iki balığı eline aldı. Gözlerini göğe kaldırarak onları kutsadı. Ekmekleri bölüp öğrencilere verdi, öğrenciler de halka. ²⁰Herkes doyasıya yedi. Artakalan parçalardan on iki küfe dolusu topladılar. ²¹Yiyenler kadınlarla çocuklar dışında yaklaşık beş bin erkekti.
Mezmur 145
⁸ RAB lütufkâr ve sevecendir,
Tez öfkelenmez, sevgisi engindir.
⁹ RAB herkese iyi davranır,
Sevecenliği bütün yapıtlarını kapsar.
¹⁵Herkesin umudu sende,
Onlara yiyeceklerini zamanında veren sensin.
¹⁶Elini açar,
Bütün canlıları doyurursun dilediklerince.
¹⁷ RAB bütün davranışlarında adil,
Yaptığı bütün işlerde sevecendir.
¹⁸ RAB kendisine yakaran,
İçtenlikle yakaran herkese yakındır.
6018-0-a

