Bulunmuş Oğul
«Kalkıp babama gideyim, göğe ve sana karşı günah işledim, baba, diyeyim. ¹⁹Bundan böyle oğlun olmaya yaraşır biri değilim.»
— Lk 15,18-19
Düşünceye yönelten sorular:
- Baba kaybolmuş oğlunu nasıl karşıladı, neler yaptı?
- İsa’nın bu hikayeyi kime anlattığına, iki çocuğun kimi temsil ettiğine ve diğer detay ve sembollere dikkat edebilir misiniz?
- Bu pasajın sizin için özel bir önemi var mı?
Peygamber Mika Kitabından Sözler [Mika 7,14-15. 18-20]
¹⁴Ya RAB, mirasın olan
Ve Karmel’in ortasındaki ormanda ayrı yaşayan sürünü, halkını
Değneğinle güt.
Geçmişte olduğu gibi,
Başan’da ve Gilat’ta beslensinler.
¹⁵Bizi Mısır’dan çıkardığın günlerdeki gibi,
Harikalar yarat halkın için.
¹⁸Senin gibi suçları silen,
Kendi halkından geride kalanların isyanlarını bağışlayan başka tanrı var mı?
Sonsuza dek öfkeli kalmazsın,
Çünkü merhametten hoşlanırsın.
¹⁹Bize yine acıyacaksın,
Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında.
Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.
²⁰Geçmişte atalarımıza ant içtiğin gibi,
Yakup’un ve İbrahim’in torunları olan bizlere de
Verdiğin sözü tutacak ve sadık kalacaksın.
Aziz Luka İncil’inden Sözler [Lk 15,1-3. 11-32]
¹ Gümrük parası toplayanlarla günahlıların tümü O’nu dinlemek için yaklaşıyorlardı. ²Ferisiler’le dinsel yorumcular ise, “Bu adam günahlıları yanına alıyor, onlarla birlikte yemek yiyor” diye söyleniyorlardı. ³İsa şu simgesel öyküyü anlatarak onları yanıtladı:
¹¹ “Bir adamın iki oğlu vardı. ¹²Bunlardan küçüğü babasına, ‘Baba, varlığından payıma düşeni bana ver’ dedi. O da varlığını onların arasında paylaştırdı.
¹³“Aradan çok geçmeden, küçük oğul her şeyini toplayıp uzak bir ülkeye göç etti; orada uçarılıkla dolu bir yaşam sürerek neyi varsa saçtı savurdu. ¹⁴Elindeki her şeyi harcadıktan sonra, ülkeye büyük bir kıtlık geldi. O da yoksunluk çekmeye başladı. ¹⁵Gitti, ülkenin yurttaşlarından birine hizmetkâr oldu. Adam da onu çiftliklerindeki domuzları gütmeye yolladı. ¹⁶Delikanlı domuzların yediği keçiboynuzlarıyla karnını doyurmak istediyse de kimse ona bir şey vermedi.
¹⁷“Aklı başına gelince, kendi kendine, ‘Babamın bir sürü işçisinin iyice yiyip doyduktan sonra bile artakalan ekmeği var’ dedi, ‘Oysa ben burada kıtlıktan kırılıyorum. ¹⁸Kalkıp babama gideyim, göğe ve sana karşı günah işledim, baba, diyeyim. ¹⁹Bundan böyle oğlun olmaya yaraşır biri değilim. Bana işçilerinden biri gibi davran!’
²⁰“Kalkıp babasının yanına vardı. O daha çok uzaktayken, babası onu görüp acıdı. Koşup boynuna sarıldı, derin özlemle onu öptü. ²¹Oğul da ona, ‘Göğe ve sana karşı günah işledim, baba’ dedi, ‘Bundan böyle oğlun olmaya layık değilim.’
²²“Ama baba hizmetkârlarına şöyle buyruk verdi: ‘Çabuk olun. En seçkin giysiyi getirip ona giydirin. Parmağına yüzük takın. Ayaklarına ayakkabı giydirin. ²³Besili danayı buraya getirip boğazlayın. Yiyelim, eğlenelim. ²⁴Çünkü bu oğlum ölüydü, şimdi yaşıyor; kaybolmuştu ama bulundu.’ Ardından eğlenmeye başladılar.
²⁵“Bu arada adamın büyük oğlu çiftlikteydi. Dönerken evine yaklaşınca çalgı ve dans sesleri duydu. ²⁶Hizmetkârlardan birini çağırıp bunların ne demek olduğunu sordu. ²⁷O da, ‘Kardeşin geldi’ diye yanıtladı, ‘Baban besili danayı boğazladı. Çünkü sağ salim ona kavuştu.’
²⁸“Genç adam öfkelendi. İçeri bile girmek istemedi. Bunun üzerine, babası dışarı çıkıp ona yalvardı. ²⁹Ama o, ‘Bak bunca yıldır yanında çalışıyorum’ diye karşılık verdi, ‘Buyruğunu hiç dinlememezlik etmedim. Ama bir kez bile bana bir oğlak vermedin ki, ben de arkadaşlarımla birlikte eğleneyim. ³⁰Oysa senin malını kötü kadınlarla yiyip tüketen şu oğlun eve gelince, onun için besili danayı boğazladın!’
³¹“Baba, ‘Oğlum, sen hep yanımdasın’ dedi, ‘Her şeyim senindir. ³²Eğlenip sevinmek yerindedir. Çünkü bu kardeşin ölüydü, şimdi yaşıyor; kaybolmuştu ama bulundu.’ ”
Yanıtımız: Mezmur 103.
¹ RAB’be övgüler sun, ey gönlüm!
O’nun kutsal adına övgüler sun, ey bütün varlığım!
² RAB’be övgüler sun, ey canım!
İyiliklerinin hiçbirini unutma!
³Bütün suçlarını bağışlayan,
Bütün hastalıklarını iyileştiren,
⁴Canını ölüm çukurundan kurtaran,
Sana sevgi ve sevecenlik tacı giydiren,
⁹Sürekli suçlamaz,
Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.
¹⁰Bize günahlarımıza göre davranmaz,
Suçlarımızın karşılığını vermez.
¹¹Çünkü gökler yeryüzünden ne kadar yüksekse,
Kendisinden korkanlara karşı sevgisi de o kadar büyüktür.
¹²Doğu batıdan ne kadar uzaksa,
O kadar uzaklaştırdı bizden isyanlarımızı.
4002-6.


