Dur, sakinleş
« Öğrenciler büyük bir korkuya kapıldılar. Birbirlerine, “Kim bu acaba?” diyorlardı, “Rüzgar da, deniz de O’na boyun eğiyor!” »
[Mk 4,41]
Düşünceye Yönelten Sorular:
- 1. Fırtına çıktığında İsa ne yapıyordu?
- 2. Fırtına dindiğinde, öğrencilerin korkusu arttı mı, azaldı mı?
- 3. Bugünkü pasajı kendi yaşam koşullarınızla yorumlayabilir veya ilişkilendirebilir misiniz?
- 4. Bugünün okuması sizi nasıl cesaretlendiriyor veya durdurup düşündürüyor?
İbraniler’e Mektubundan Sözler [İbr 11,1-2. 8-19]
¹İman umut edilen şeylere güvenmek, görünmeyen şeylerden emin olmaktır. ²Çünkü atalarımız imanla onaylandı.
⁸ İbrahim çağrıldığında miras alacağı yere gitmek için imanla Tanrı buyruğuna uydu ve nereye gittiğini bilmeden ülkesinden ayrıldı. ⁹İmanla, vaat edilen toprakta, yabancı bir ülkede konakladı. Aynı vaadin miras ortakları olan İshak ve Yakup’la birlikte çadırlarda yaşadı. ¹⁰Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan sağlam temelli kenti gözlemekteydi.
¹¹İmanla Sara da, vaatte bulunanın sözüne güvenilir olduğuna inanarak, yaşı geçmişken çocuk doğurma gücünü buldu. ¹²Bu nedenle, bedeni ölü sayılabilecek yaştaki bir adamdan, göğün yıldızları kadar çok, deniz kıyısındaki kumlar kadar sayısız bir soy yetişti.
¹³ Bu insanların hepsi imanda öldü. Vaatlere kavuşamadılar, ama onları uzaktan görüp selamladılar. Yeryüzünde yabancı ve konuklar olduklarına açıkça tanıklık ettiler. ¹⁴Bunları söyleyen kişiler bir yurt aradıklarını açıkça gösteriyorlar. ¹⁵Eğer ayrıldıkları yeri anımsasalardı, geri dönmek için yeteri kadar zamanları olurdu. ¹⁶Ama onlar daha üstün bir yeri, yani göksel yurdu özlüyorlar. Bunun içindir ki, Tanrı onların Tanrısı diye anılmaktan utanç duymuyor. Çünkü onlar için bir kent hazırlamış bulunuyor.
¹⁷ İbrahim denendiği zaman imanla İshak’ı sundu. Tanrı vaatlerini almış biri olarak tek oğlunu sunmaya hazırlandı. ¹⁸Ona, “Soyun İshak’ta anılacak” diye vaat edilmişti. ¹⁹Bunun için, Tanrı’nın ölüler arasından diriltmeye bile gücü olduğunu düşündü. Böylece İshak’ı simgesel anlamda ölümden geri aldı.
Aziz Markos İncil’inden Sözler [Mk 4,35-41]
³⁵Aynı gün akşam bastırınca İsa öğrencilerine, “Denizin karşı yakasına geçelim” dedi. ³⁶Kalabalıktan ayrıldılar. Öğrenciler İsa’nın içinde bulunduğu tekneye binip O’nunla birlikte açıldılar. Başka tekneler de O’nu izledi.
³⁷Hızla esen korkunç bir bora çıktı, suları çalkaladı. Dalgalar tekneye öylesine bindirdi ki, tekne suyla dolmaya başladı. ³⁸İsa teknenin kıçındaydı, başını bir yastığa yaslamış uyuyordu. Onu uyandırıp, “Öğretmenimiz!” dediler, “Yok olmamıza aldırış etmiyor musun?”
³⁹İsa ayağa kalktı, rüzgarı azarladı ve denize buyruk verdi: “Dur, sakinleş!” Sert rüzgar dindi, ortalık sütliman oldu. ⁴⁰İsa öğrencilerine, “Neden korkuyorsunuz?” dedi, “Hâlâ imanınız yok mu?”
⁴¹Öğrenciler büyük bir korkuya kapıldılar. Birbirlerine, “Kim bu acaba?” diyorlardı, “Rüzgar da, deniz de O’na boyun eğiyor!”
Aziz Luka İncil’inden Zekeriya’nın Peygamberlik Ezgisi [Lk 1]
⁶⁹Kulu Davut’un evinden bizlere güçlü bir kurtarıcı çıkardı. ⁷⁰Çok öncelerden kutsal peygamberlerinin ağzından, ⁷¹ Düşmanlarımızdan ve bize kin besleyenlerin tümünün elinden bizi kurtaracağını, ⁷² Atalarımıza merhamet ederek kutsal antlaşmasını anımsayacağını bildirdi. ⁷³ Atamız İbrahim’e bize neler sağlayacağına ilişkin ant içti. ⁷⁴Düşmanlarımızın elinden kurtulup korkusuzca kendisine tapınmamızı, ⁷⁵O’nun önünde yaşamımızın tüm günlerinde kutsal ve doğru olmamızı sağlayacağına ant içti.
3003-6-e


