Simgelerin Anlamı
«Tanrı’nın Hükümranlığı’nın gizi sizlere verilmiştir. Ama onlara –dışarıda bulunanlara– her şey simgesel öykülerle açıklanır.»
Mk 4,11
Düşünceye Yönelten Sorular:
- Dışarıda bulunanlar Tanrı’nın Egemenliği neden simgesel anlatılıyor?
- Bugünkü okumalar, Tanrı Sözü’nün gerçek yorumu hakkında ne söylüyor?
İbraniler’e Mektubundan Sözler [İbr 10,11-18]
¹¹Her kâhin her gün görevini yapar, ardı ardına hep aynı sunuları sunar. Bunlar hiçbir zaman günahları ortadan kaldıramaz. ¹²Oysa Mesih günahlılara karşı sürekli etkisi olan tek sunuyu sunduktan sonra Tanrı’nın sağında oturdu. ¹³Orada düşmanlarının ayakları altına basamak edilmesini beklemektedir. ¹⁴Çünkü tek sunuyla kutsal kılınanları sürekli yetkinliğe erdirdi. ¹⁵Bu konuda Kutsal Ruh da bize tanıklık ederek önce şöyle diyor:
¹⁶ “Rab, ‘Onlarla yapacağım antlaşma budur’ diyor,
‘O günlerin ardından yasalarımı yüreklerine yerleştireceğim
Ve zihinlerine yazacağım.’ ”
¹⁷ Sonra konuyu sürdürüyor:
“ ‘Günahlarını ve yasaları çiğnemelerini artık anımsamayacağım.’ ”
¹⁸Her nerede bunlar bağlanmışsa, artık günaha karşı sunuya gereksinim kalmaz.
Aziz Markos İncil’inden Sözler [Mk 4,1-20 ]
¹İsa yine Galile Denizi kıyısında öğretmeye başladı. Çok büyük bir kalabalık çevresini sardı. Bu durumda denizde bir tekneye binip oturmak zorunda kaldı. Bütün kalabalık deniz kıyısında toplanmıştı. ²İsa simgesel öykülerle onlara birçok şey öğretiyordu. Öğretişinde şunları anlatıyordu:
³“Dinleyin! Bir ekinci tohum ekmeye çıktı. ⁴O ekerken, tohumların kimi yolun kenarına düştü, kuşlar inip onları yedi. ⁵Başka bir tohum ise kayalık bir yere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi. ⁶Güneş doğunca kavruldu, kök salamadığından kuruyup gitti. ⁷Başka bir tohum da dikenlerin arasına düştü, dikenler gelişip onu boğdu; ürün vermedi. ⁸Başkaları ise verimli toprağa düştü, büyüyüp gelişti. Otuz kat, altmış kat, yüz kat ürün verdi.”
⁹İsa konuşmasını, “İşitecek kulağı olan işitsin” diyerek sona erdirdi.
¹⁰Kalabalık dağılınca, kendisiyle birlikte bulunanlar ve Onikiler İsa’dan simgesel öykülerle ilgili bilgi istediler. ¹¹İsa onları şöyle yanıtladı: “Tanrı’nın Hükümranlığı’nın gizi sizlere verilmiştir. Ama onlara –dışarıda bulunanlara– her şey simgesel öykülerle açıklanır. ¹²Öyle ki,
“ ‘Bakıp bakıp görmesinler,
Duyup duyup anlamasınlar da,
Dönüp bağışlanmasınlar.’ ”
¹³İsa onlara, “Bu simgesel öyküyü anlamıyor musunuz?” dedi, “Öyleyse simgelerin tümünü nasıl anlayacaksınız? ¹⁴Ekinci Tanrı’nın sözünü eker. ¹⁵Yol kenarındakiler sözün ekildiği kişileri simgeler. Bunlar sözü duyar duymaz şeytan gelip kendilerine ekilen sözü alır götürür. ¹⁶Kayalık yerlere ekilenler ise, sözü işitir işitmez hemen sevinçle ona sarılanlardır. ¹⁷Ne var ki, kökleri olmadığından kısa bir süre dayanırlar. Sonra kutsal söz konusunda acı ya da saldırıyla karşılaşınca, hemen tökezleyip düşerler.
¹⁸“Dikenler arasına ekilenlere gelince, bunlar sözü işitenlerdir. ¹⁹Ne var ki, dünya kaygıları, zenginliğin aldatıcılığı ve çeşitli istekler araya girerek sözü boğar ve söz ürün vermez. ²⁰Verimli toprağa ekilenler ise sözü duyup benimseyenlerdir. Otuz kat, altmış kat, yüz kat ürün verirler.”
Mezmur 110
¹ RAB Efendim’e:
“Ben düşmanlarını ayaklarının altına serinceye dek
Sağımda otur” diyor.
² RAB Siyon’dan uzatacak kudret asanı,
Düşmanlarının ortasında egemenlik sür!
³Savaşacağın gün
Gönüllü gidecek askerlerin.
Seherin bağrından doğan çiy gibi
Kutsal giysiler içinde
Sana gelecek gençlerin.
⁴ RAB ant içti, kararından dönmez:
“Melkisedek düzeni uyarınca
Sonsuza dek kâhinsin sen!” dedi.
3003-3-e


