Kurtuluş Planı
“Korkmayın” dedi, “Çarmıha gerilen İsa’yı aradığınızı biliyorum. O burada değildir. Çünkü bildirdiği gibi dirilmiştir.
[Mt 28,5-6]
Yüce Allah’ın, insanları nasıl kendine benzer şekilde yarattığını, İsrail oğullarını nasıl kurtardığını ve nihayet kendi oğlunu, kurtarıcı olarak nasıl gönderdiğini düşünelim ve anlamaya çalışalım.
Düşünceye Yönelten Sorular
- Rab’bin meleğinin çalışmasına hangi doğal olaylar eşlik etti?
- Meleğin İsa’nın hitap ettiği ilk ifade neydi? Sizin için O ifadenin anlamı nedir?
- İmanımız ışığında ölüm ve diriliş kavramları ne anlama geliyor?
KUTSAL CUMARTESİ. Arife (Nöbet) Okumaları
- Kurtuluş Planı
- Düşünceye Yönelten Sorular
- Yaratılış Kitabından Sözler [Yaratılış 1,1-2,2]
- Yaratılış Kitabından Sözler [Yaratılış 22,1-18]
- Mısır’dan Çıkış Kitabından Sözler [Çıkış 14,15-15,1]
- Peygamber Yeşaya Kitabından Sözler [Yeş 54,5-14]
- Peygamber Yeşaya Kitabından Sözler [Yeş 55,1-11]
- Peygamber Baruk Kitabından Sözler [Baruk 3,9-15. 32-4,4].
- Peygamber Hezekiel Kitabından Sözler [Hez 36,16-17a. 18-28]
- Aziz Pavlus’un Romalılara Mektubundan Sözler [Rom 6,3-11]
- Aziz Matta İncil’inden Sözler [Mt 28,1-10]
- Yanıtımız, Mezmur 104.
- 16.
- Ezgi [Çıkış 15, 15-31]
- 30.
- Ezgi [Yeşaya 12,2-3]
- 19.
- 51.
Yaratılış Kitabından Sözler [Yaratılış 1,1-2,2]
¹ Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı. ²Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı. Tanrı’nın Ruhu suların üzerinde hareket ediyordu.
³ Tanrı, “Işık olsun” diye buyurdu ve ışık oldu. ⁴Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı. ⁵Işığa “Gündüz”, karanlığa “Gece” adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.
⁶ Tanrı, “Suların ortasında bir kubbe olsun, suları birbirinden ayırsın” diye buyurdu. ⁷Ve öyle oldu. Tanrı gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı. ⁸Kubbeye “Gök” adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.
⁹Tanrı, “Göğün altındaki sular bir yere toplansın, kuru toprak görünsün” diye buyurdu ve öyle oldu. ¹⁰Kuru alana “Kara”, toplanan sulara “Deniz” adını verdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.
¹¹Tanrı, “Yeryüzü bitkiler, tohum veren otlar, türüne göre tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları üretsin” diye buyurdu ve öyle oldu. ¹²Yeryüzü bitkiler, türüne göre tohum veren otlar, tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları yetiştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü. ¹³Akşam oldu, sabah oldu ve üçüncü gün oluştu.
¹⁴ ¹⁵Tanrı şöyle buyurdu: “Gökkubbede gündüzü geceden ayıracak, yeryüzünü aydınlatacak ışıklar olsun. Belirtileri, mevsimleri, günleri, yılları göstersin.” Ve öyle oldu. ¹⁶Tanrı büyüğü gündüze, küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları yarattı. ¹⁷ ¹⁸Yeryüzünü aydınlatmak, gündüze ve geceye egemen olmak, ışığı karanlıktan ayırmak için onları gökkubbeye yerleştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü. ¹⁹Akşam oldu, sabah oldu ve dördüncü gün oluştu.
²⁰Tanrı, “Sular canlı yaratıklarla dolup taşsın, yeryüzünün üzerinde, gökte kuşlar uçuşsun” diye buyurdu. ²¹Tanrı büyük deniz canavarlarını, sularda kaynaşan canlıları ve uçan çeşitli varlıkları yarattı. Bunun iyi olduğunu gördü. ²²Tanrı, “Verimli olun, çoğalın, denizleri doldurun, yeryüzünde kuşlar çoğalsın” diyerek onları kutsadı. ²³Akşam oldu, sabah oldu ve beşinci gün oluştu.
²⁴Tanrı, “Yeryüzü çeşit çeşit canlı yaratık, evcil ve yabanıl hayvan, sürüngen türetsin” diye buyurdu. Ve öyle oldu. ²⁵Tanrı çeşit çeşit yabanıl hayvan, evcil hayvan, sürüngen yarattı. Bunun iyi olduğunu gördü.
²⁶ Tanrı, “Kendi suretimizde, kendimize benzer insan yaratalım” dedi, “Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun.”
²⁷ Tanrı insanı kendi suretinde yarattı, onu Tanrı’nın suretinde yarattı. Onları erkek ve dişi olarak yarattı. ²⁸Onları kutsayarak, “Verimli olun, çoğalın” dedi, “Yeryüzünü doldurun ve denetiminize alın; denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, yeryüzünde yaşayan bütün canlılara egemen olun. ²⁹İşte yeryüzünde tohum veren her otu, tohumu meyvesinde bulunan her meyve ağacını size veriyorum. Bunlar size yiyecek olacak. ³⁰Yabanıl hayvanlara, gökteki kuşlara, sürüngenlere –soluk alıp veren bütün hayvanlara– yiyecek olarak yeşil otları veriyorum.” Ve öyle oldu. ³¹Tanrı yarattıklarına baktı ve her şeyin çok iyi olduğunu gördü. Akşam oldu, sabah oldu ve altıncı gün oluştu.
¹Gök ve yer bütün öğeleriyle tamamlandı. ² Yedinci güne gelindiğinde Tanrı yapmakta olduğu işi bitirdi. Yaptığı işten o gün dinlendi.
↑ Menü
Yaratılış Kitabından Sözler [Yaratılış 22,1-18]
¹ Daha sonra Tanrı İbrahim’i denedi. “İbrahim!” diye seslendi. İbrahim, “Buradayım!” dedi.
²Tanrı, “İshak’ı, sevdiğin biricik oğlunu al, Moriya bölgesine git” dedi, “Orada sana göstereceğim bir dağda oğlunu yakmalık sunu olarak sun.”
³İbrahim sabah erkenden kalktı, eşeğine palan vurdu. Yanına uşaklarından ikisini ve oğlu İshak’ı aldı. Yakmalık sunu için odun yardıktan sonra, Tanrı’nın kendisine belirttiği yere doğru yola çıktı. ⁴Üçüncü gün gideceği yeri uzaktan gördü. ⁵Uşaklarına, “Siz burada, eşeğin yanında kalın” dedi, “Tapınmak için oğlumla birlikte oraya gidip döneceğiz.”
⁶ ⁷Yakmalık sunu için yardığı odunları oğlu İshak’a yükledi. Ateşi ve bıçağı kendisi aldı. Birlikte giderlerken İshak İbrahim’e, “Baba!” dedi.
İbrahim, “Evet, oğlum!” diye yanıtladı.
İshak, “Ateşle odun burada, ama yakmalık sunu kuzusu nerede?” diye sordu.
⁸İbrahim, “Oğlum, yakmalık sunu için kuzuyu Tanrı kendisi sağlayacak” dedi. İkisi birlikte yürümeye devam ettiler.
⁹ Tanrı’nın kendisine belirttiği yere varınca İbrahim bir sunak yaptı, üzerine odun dizdi. Oğlu İshak’ı bağlayıp sunaktaki odunların üzerine yatırdı. ¹⁰Onu boğazlamak için uzanıp bıçağı aldı. ¹¹Ama RAB’bin meleği göklerden, “İbrahim, İbrahim!” diye seslendi.
İbrahim, “İşte buradayım!” diye karşılık verdi.
¹²Melek, “Çocuğa dokunma” dedi, “Ona hiçbir şey yapma. Şimdi Tanrı’dan korktuğunu anladım, biricik oğlunu benden esirgemedin.”
¹³İbrahim çevresine bakınca, boynuzları sık çalılara takılmış bir koç gördü. Gidip koçu getirdi. Oğlunun yerine onu yakmalık sunu olarak sundu. ¹⁴Oraya “Yahve yire” adını verdi. “RAB’bin dağında sağlanacaktır” sözü bu yüzden bugün de söyleniyor.
¹⁵ RAB’bin meleği göklerden İbrahim’e ikinci kez seslendi: ¹⁶ “RAB diyor ki, kendi üzerime ant içiyorum. Bunu yaptığın için, biricik oğlunu esirgemediğin için ¹⁷ seni fazlasıyla kutsayacağım; soyunu göklerin yıldızları, kıyıların kumu kadar çoğaltacağım. Soyun düşmanlarının kentlerini mülk edinecek. ¹⁸ Soyunun aracılığıyla yeryüzündeki bütün uluslar kutsanacak. Çünkü sözümü dinledin.”
↑ Menü
Mısır’dan Çıkış Kitabından Sözler [Çıkış 14,15-15,1]
¹⁵ RAB Musa’ya, “Niçin bana feryat ediyorsun?” dedi, “İsrailliler’e söyle, ilerlesinler. ¹⁶Sen değneğini kaldır, elini denizin üzerine uzat. Sular yarılacak ve İsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizi geçecekler. ¹⁷Ben Mısırlılar’ı inatçı yapacağım ki, artlarına düşsünler. Firavunu, bütün ordusunu, savaş arabalarını, atlılarını yenerek yücelik kazanacağım. ¹⁸Firavun, savaş arabaları ve atlılarından ötürü yücelik kazandığım zaman, Mısırlılar bilecek ki, ben RAB’bim.”
¹⁹ ²⁰İsrail ordusunun önünde yürüyen Tanrı’nın meleği yerini değiştirip arkaya geçti. Önlerindeki bulut sütunu da yerini değiştirip arkalarına, Mısır ve İsrail ordularının arasına geldi. Gece boyunca bulut bir yanı karartıyor, öbür yanı aydınlatıyordu. Bu yüzden, bütün gece iki taraf birbirine yaklaşamadı.
²¹Musa elini denizin üzerine uzattı. RAB bütün gece güçlü doğu rüzgarıyla suları geri itti, denizi karaya çevirdi. Sular ikiye bölündü, ²² İsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizi geçtiler. Sular sağlarında, sollarında onlara duvar oluşturdu. ²³Mısırlılar artlarından geliyordu. Firavunun bütün atları, savaş arabaları, atlıları denizde onları izliyordu. ²⁴Sabah nöbetinde RAB ateş ve bulut sütunundan Mısır ordusuna baktı ve onları şaşkına çevirdi. ²⁵Arabalarının tekerleklerini çıkardı; öyle ki, arabalarını zorlukla sürdüler. Mısırlılar, “İsrailliler’den kaçalım!” dediler, “Çünkü RAB onlar için bizimle savaşıyor.”
²⁶ RAB Musa’ya, “Elini denizin üzerine uzat” dedi, “Sular Mısırlılar’ın, savaş arabalarının, atlılarının üzerine dönsün.” ²⁷Musa elini denizin üzerine uzattı. Sabaha karşı deniz olağan haline döndü. Mısırlılar sulardan kaçarken RAB onları denizin ortasında silkip attı. ²⁸Geri dönen sular savaş arabalarını, atlıları, İsrailliler’in peşinden denize dalan firavunun bütün ordusunu yuttu. Onlardan bir kişi bile sağ kalmadı.
²⁹Ama İsrailliler denizi kuru toprakta yürüyerek geçmişlerdi. Sular sağlarında, sollarında onlara duvar oluşturmuştu. ³⁰RAB o gün İsrailliler’i Mısırlılar’ın elinden kurtardı. İsrailliler deniz kıyısında Mısırlılar’ın ölülerini gördüler. ³¹RAB’bin Mısırlılar’a gösterdiği büyük gücü gören İsrail halkı RAB’den korkup O’na ve kulu Musa’ya güvendi.
¹ Musa’yla İsrailliler RAB’be şu ezgiyi söylediler:
“Ezgiler sunacağım RAB’be,
Çünkü yüceldikçe yüceldi;
Atları da, atlıları da denize döktü.
↑ Menü
Peygamber Yeşaya Kitabından Sözler [Yeş 54,5-14]
⁵Çünkü kocan, seni yaratandır.
O’nun adı Her Şeye Egemen RAB’dir,
İsrail’in Kutsalı’dır seni kurtaran.
O’na bütün dünyanın Tanrısı denir.”
⁶Tanrın diyor ki, “RAB seni terk edilmiş,
Ruhu kederli bir kadın,
Genç yaşta evlenip sonra dışlanmış
Bir kadın olarak çağırıyor:
⁷‘Bir an için seni terk ettim,
Ama büyük sevecenlikle geri getireceğim.
⁸Bir anlık taşkın öfkeyle senden yüz çevirmiştim,
Ama sonsuz sadakatle sana sevecenlik göstereceğim.’ ”
Seni kurtaran RAB böyle diyor.
⁹ “Bu benim için Nuh tufanı gibidir.
Nuh tufanının bir daha yeryüzünü
Kaplamayacağına nasıl ant içtimse,
Sana öfkelenmeyeceğime,
Seni azarlamayacağıma da ant içiyorum.
¹⁰Dağlar yerinden kalksa, tepeler sarsılsa da
Sadakatim senin üzerinden kalkmaz,
Esenlik antlaşmam sarsılmaz”
Diyor sana merhamet eden RAB.
¹¹ “Ey kasırgaya tutulmuş,
Avuntu bulmamış ezik kent!
Taşlarını koyu harçla yerine koyacak,
Temellerini laciverttaşıyla atacağım.
¹²Kale burçlarını yakuttan,
Kapılarını mücevherden,
Surlarını değerli taşlardan yapacağım.
¹³ Bütün çocuklarını ben RAB eğiteceğim,
Esenlikleri tam olacak.
¹⁴Doğrulukla güçlenecek,
Baskıdan uzak olacak, korkmayacaksın.
Dehşet senden uzak kalacak, sana yaklaşmayacak.
↑ Menü
Peygamber Yeşaya Kitabından Sözler [Yeş 55,1-11]
¹ “Ey susamış olanlar, sulara gelin,
Parası olmayanlar, gelin, satın alın, yiyin.
Gelin, şarabı ve sütü parasız, bedelsiz alın.
²Paranızı neden ekmek olmayana,
Emeğinizi doyurmayana harcıyorsunuz?
Beni iyi dinleyin ki, iyi olanı yiyesiniz,
Bolluğun tadını çıkarasınız!
³ “Kulak verin, bana gelin.
Dinleyin ki yaşayasınız.
Ben de sizinle sonsuz bir antlaşma,
Davut’a söz verdiğim kalıcı iyilikleri içeren bir antlaşma yapayım.
⁴Bakın, onu halklara tanık,
Önder ve komutan yaptım.
⁵Tanımadığınız ulusları çağıracaksınız,
Sizi tanımayan uluslar koşa koşa size gelecek.
Tanrınız RAB’den,
İsrail’in Kutsalı’ndan ötürü gelecekler.
Çünkü RAB sizleri yüceltecek.”
⁶Bulma fırsatı varken RAB’bi arayın,
Yakındayken O’na yakarın.
⁷Kötü kişi yolunu,
Fesatçı düşüncelerini bıraksın;
RAB’be dönsün, merhamet bulur,
Tanrımız’a dönsün, bol bol bağışlanır.
⁸“Çünkü benim düşüncelerim
Sizin düşünceleriniz değil,
Sizin yollarınız benim yollarım değil” diyor RAB.
⁹“Çünkü gökler nasıl yeryüzünden yüksekse,
Yollarım da sizin yollarınızdan,
Düşüncelerim düşüncelerinizden yüksektir.
¹⁰ Gökten inen yağmur ve kar,
Toprağı sulamadan, yeri yeşertmeden,
Ekinciye tohum, yiyene ekmek vermeden
Nasıl göğe dönmezse,
¹¹Ağzımdan çıkan söz de öyle olacaktır.
Bana boş dönmeyecek,
İstemimi yerine getirecek,
Yapması için onu gönderdiğim işi başaracaktır.
↑ Menü
Peygamber Baruk Kitabından Sözler [Baruk 3,9-15. 32-4,4].
⁹Yaşam veren buyrukları dinle, ey İsrail,
Dinle ve bilginin anlamını öğren.
¹⁰Neden, İsrail, neden düşmanlarının ülkesindesin,
Yabancı bir ülkede günden güne yaşlanarak,
¹¹Ölülerle birlikte kirlenerek,
Şeol’e gidenleri hesaba katarak?
¹²Çünkü bilgelik pınarını terk ettin.
¹³Tanrı yolunda yürümüş olsaydın,
Sonsuza dek barış içinde yaşardın.
¹⁴Bilginin, gücün nerede olduğunu öğren,
Usun nerede olduğunu öğren.
Böylece günlerin uzunluğunu,
Yaşamın nerede olduğunu öğren,
Göz ışığının ve barışın nerede olduğunu öğren.
¹⁵Ama onun nerede yaşadığını kim biliyor?
Onun hazinelerle dolu evine kim girdi?
³²Ama O her şeyi biliyor, onu da tanıyor,
Kendi aklı ile onu kavradı,
Yeryüzünü sonsuza dek sağlam yaptı,
Onu dört ayaklı hayvanlarla doldurdu.
³³Işığı gönderiyor ve ışık gidiyor,
Geri çağırıyor ve ışık titreyerek boyun eğiyor.
³⁴Yıldızlar zamanı gelince sevinçle parlıyor,
Onları çağırdığı zaman yanıt veriyorlar: “Biz buradayız” diyorlar,
Kendilerini yaratan için kıvançla parlıyorlar.
³⁵Tanrımız O’dur,
Kimse O’nunla kıyaslanamaz.
³⁶Bilginin tüm yolunu kavradı,
Onu kulu Yakup’a,
Sevgilisi İsrail’e bildirdi.
³⁷Böylece onun yeryüzünde görünmesini,
İnsanlar arasında dolaşmasını sağladı.
¹Bilgelik Tanrı’nın buyruklarının kitabıdır,
Sonsuza dek sürecek yasayı bildirir.
Ona uyanlar yaşar,
Onu terkedenler ölür.
²Geri dön, Yakup, onu yakala,
Onun parlaklığı karşısında ışığa doğru yürü.
³Ününü başkasına devretme,
Ayrıcalığını kendinin olmayan ulusa verme.
⁴Ey İsrail, biz ne mutluyuz,
Tanrı’yı hoşnut edecek şeyleri biliyoruz.
↑ Menü
Peygamber Hezekiel Kitabından Sözler [Hez 36,16-17a. 18-28]
¹⁶ RAB bana şöyle seslendi: ¹⁷“İnsanoğlu, İsrail halkı kendi ülkesinde yaşarken tutumu ve davranışlarıyla ülkeyi kirletti. . . ¹⁸Bu yüzden öfkemi üzerlerine boşalttım. Çünkü ülkede kan döktüler, putlarıyla onu kirlettiler. ¹⁹Onları uluslara dağıttım, ülkelere yayıldılar. Onları tutumlarına ve davranışlarına göre yargıladım. ²⁰Ulusların arasında her gittikleri yerde kutsal adımı kirlettiler. Çünkü onlar için, ‘Bu RAB’bin halkı, öyleyken ülkesinden çıkmak zorunda kaldı’ dendi. ²¹İsrail halkının gittiği uluslar arasında kirlettiği kutsal adımın onuru için kaygılandım.
²²“Bu nedenle İsrail halkına de ki, ‘Egemen RAB şöyle diyor: Ey İsrail halkı, sizin hatırınız için değil, gittiğiniz uluslar arasında kirlettiğiniz kutsal adımın hatırı için bunları yapacağım. ²³Uluslar arasında kirlenen, onlar arasında kirlettiğiniz büyük adımın kutsallığını göstereceğim. Onların gözü önünde kutsallığımı sizin aracılığınızla kanıtladığımda, uluslar benim RAB olduğumu anlayacaklar. Egemen RAB böyle diyor.
²⁴“ ‘Sizi uluslar arasından alacak, bütün ülkelerden toplayıp ülkenize geri getireceğim. ²⁵Üzerinize temiz su dökeceğim, arınacaksınız. Sizi bütün kirliliklerinizden ve putlarınızdan arındıracağım. ²⁶ Size yeni bir yürek verecek, içinize yeni bir ruh koyacağım. İçinizdeki taştan yüreği çıkaracak, size etten bir yürek vereceğim. ²⁷Ruhumu içinize koyacağım; kurallarımı izlemenizi, buyruklarıma uyup onları uygulamanızı sağlayacağım. ²⁸Atalarınıza verdiğim ülkede yaşayacak, benim halkım olacaksınız, ben de sizin Tanrınız olacağım.
↑ Menü
Aziz Pavlus’un Romalılara Mektubundan Sözler [Rom 6,3-11]
³. . . Mesih İsa’ya vaftiz edilen bizlerin O’nun ölümüne vaftiz edildiğimizi bilmiyor musunuz? ⁴Baba’nın görkemli gücüyle Mesih nasıl ölüler arasından dirildiyse, biz de zamanımızı yepyeni bir yaşamda geçirebilelim diye vaftiz yoluyla O’nunla birlikte ölüme gömüldük.
⁵Eğer benzer bir ölüm aracılığıyla O’nunla birleştiysek, O’nunkine benzer bir diriliş aracılığıyla O’nunla birleşmemiz de doğaldır. ⁶Günaha tutsak olan bedenimiz ortadan kalksın ve bundan böyle günaha tutsaklık etmeyelim diye eski insansal benliğimizin O’nunla birlikte çarmıha gerildiğini biliyoruz. ⁷Çünkü ölmüş kişi günahtan özgür kılınmıştır. ⁸Eğer Mesih’le birlikte öldüysek, O’nunla birlikte yaşayacağımıza imanımız vardır.
⁹Mesih’in ölüler arasından dirilmiş olduğunu ve yeniden ölmeyeceğini biliyoruz. Artık ölümün O’nun üzerinde egemenliği yoktur. ¹⁰O’nun ölümü, günaha karşı ilk ve son ölümdü. Şimdi yaşadığı yaşamı ise Tanrı için yaşıyor. ¹¹Tıpkı bunun gibi, sizler de kendinizi günah karşısında ölü, Mesih İsa’da Tanrı karşısında diri kişiler sayın.
↑ Menü
Aziz Matta İncil’inden Sözler [Mt 28,1-10]
¹ Şabat Günü geçince, haftanın ilk günü şafağa doğru, Magdalalı Meryem’le öbür Meryem mezarı görmeye geldiler. ²Ansızın güçlü bir deprem oldu. Çünkü Rab’bin bir meleği gökten yere inip taşı yuvarladı ve üstüne oturdu. ³Görünüşü şimşeği andırıyordu. Giysisi de kar gibi bembeyazdı. ⁴Meleğin yol açtığı korku yüzünden nöbetçiler sarsılıp ölü gibi oldular.
⁵Melek kadınlara, “Korkmayın” dedi, “Çarmıha gerilen İsa’yı aradığınızı biliyorum. ⁶O burada değildir. Çünkü bildirdiği gibi dirilmiştir. Gelin, gömüldüğü yeri görün. ⁷Koşup O’nun ölüler arasından dirildiğini öğrencilerine bildirin. ‘Sizden önce Galile’ye gidecek. O’nu orada göreceksiniz’ deyin! Sizlere bildirim budur.”
⁸Kadınlar hemen mezardan ayrıldılar. Hem korku, hem de derin bir sevinç duyarak bu haberi İsa’nın öğrencilerine iletmeye koştular. ⁹O anda onları İsa karşıladı ve kendilerine, “Sizlere esenlik olsun” dedi. Yaklaşıp ayaklarına sarılarak O’na tapındılar. ¹⁰Bunun üzerine, İsa onlara şu buyruğu verdi: “Korkmayın. Gidip kardeşlerime bildirin, Galile’ye gitsinler. Beni orada görecekler.”
↑ Menü
Yanıtımız, Mezmur 104.
¹ RAB’be övgüler sun, ey gönlüm!
Ya RAB Tanrım, ne ulusun!
Görkem ve yücelik kuşanmışsın,
²Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün. . . .
⁵Yeryüzünü temeller üzerine kurdun,
Asla sarsılmasın diye.
⁶Engini ona bir giysi gibi giydirdin,
Sular dağların üzerinde durdu.
¹⁰Vadilerde fışkırttığın pınarlar,
Dağların arasından akar.
¹²Kuşlar yanlarında yuva kurar,
Dalların arasında ötüşürler.
¹³Gökteki evinden dağları sularsın,
Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.
¹⁴Hayvanlar için ot,
İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin;
İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,
²⁴Ya RAB, ne çok eserin var!
Hepsini bilgece yaptın;
Yeryüzü yarattıklarınla dolu. . . .
RAB’be övgüler sun, ey gönlüm!
RAB’be övgüler sunun!
↑ Menü
16.
¹Koru beni, ey Tanrı,
Çünkü sana sığınıyorum. . . .
⁵Benim payıma,
Benim kâseme düşen sensin, ya RAB;
Yaşamım senin ellerinde.
⁸ Gözümü RAB’den ayırmam,
Sağımda durduğu için sarsılmam.
⁹Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor,
Bedenim güven içinde.
¹⁰ Çünkü sen beni ölüler diyarına terk etmezsin,
Sadık kulunun çürümesine izin vermezsin.
¹¹Yaşam yolunu bana bildirirsin.
Bol sevinç vardır senin huzurunda,
Sağ elinden mutluluk eksilmez.
↑ Menü
Ezgi [Çıkış 15, 15-31]
¹ Musa’yla İsrailliler RAB’be şu ezgiyi söylediler:
“Ezgiler sunacağım RAB’be,
Çünkü yüceldikçe yüceldi;
Atları da, atlıları da denize döktü.
² Rab gücüm ve ezgimdir,
O kurtardı beni.
O’dur Tanrım,
Övgüler sunacağım O’na.
O’dur babamın Tanrısı,
Yücelteceğim O’nu.
³Savaş eridir RAB,
Adı RAB’dir.
⁴“Denize attı firavunun ordusunu,
Savaş arabalarını.
Kamış Denizi’nde boğuldu seçme subayları.
⁵Derin sulara gömüldüler,
Taş gibi dibe indiler.
⁶“Senin sağ elin, ya RAB,
Senin sağ elin korkunç güce sahiptir.
Altında düşmanlar kırılır.
¹⁷Ya RAB, halkını içeri alacaksın.
Kendi dağına, yaşamak için seçtiğin yere,
Ellerinle kurduğun kutsal yere dikeceksin, ya Rab!
¹⁸ RAB sonsuza dek egemen olacaktır.”
↑ Menü
30.
¹Seni yüceltmek istiyorum, ya RAB,
Çünkü beni kurtardın,
Düşmanlarımı bana güldürmedin.
³Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın,
Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.
⁴Ey RAB’bin sadık kulları, O’nu ilahilerle övün,
Kutsallığını anarak O’na şükredin.
⁵Çünkü öfkesi bir an sürer,
Lütfu ise bir ömür;
Gözyaşlarınız belki bir gece akar,
Ama sabahla sevinç doğar.
¹⁰Dinle, ya RAB, acı bana;
Yardımcım ol, ya RAB!”
¹¹Yasımı şenliğe döndürdün,
Çulumu çıkarıp beni sevinçle kuşattın.
¹²Öyle ki, gönlüm seni ilahilerle övsün, susmasın!
Ya RAB Tanrım, sana sürekli şükredeceğim.
↑ Menü
Ezgi [Yeşaya 12,2-3]
² Tanrı kurtuluşumuzdur.
O’na güvenecek, yılmayacağız.
Çünkü RAB gücümüz ve ezgimizdir.
O kurtardı bizi.”
³Kurtuluş pınarlarından sevinçle su alacaksınız.
⁴ O gün diyeceksiniz ki,
“RAB’be şükredin, O’nu adıyla çağırın,
Halklara duyurun yaptıklarını,
Adının yüce olduğunu duyurun!
⁵ RAB’be ezgiler söyleyin,
Çünkü görkemli işler yaptı.
Bütün dünya bilsin bunu.
⁶Ey Siyon halkı, sesini yükselt, sevinçle haykır!
Çünkü aranızda bulunan İsrail’in Kutsalı büyüktür.
↑ Menü
19.
⁸ RAB’bin kuralları doğrudur, yüreği sevindirir,
RAB’bin buyrukları arıdır, gözleri aydınlatır.
⁹ RAB korkusu paktır, sonsuza dek kalır,
RAB’bin ilkeleri gerçek, tamamen adildir.
¹⁰Onlara altından, bol miktarda saf altından çok istek duyulur,
Onlar baldan, süzme petek balından tatlıdır.
¹¹Uyarırlar kulunu,
Onlara uyanların ödülü büyüktür.
↑ Menü
51.
¹⁰Ey Tanrı, temiz bir yürek yarat,
Yeniden kararlı bir ruh var et içimde.
¹¹Beni huzurundan atma,
Kutsal Ruhun’u benden alma.
¹²Geri ver bana sağladığın kurtuluş sevincini,
Bana destek ol, istekli bir ruh ver.
¹³Başkaldıranlara senin yollarını öğreteyim,
Günahkârlar geri dönsün sana.
¹⁶. . .sen kurbandan hoşlanmazsın,
Yoksa sunardım sana,
Yakmalık sunudan hoşnut kalmazsın.
¹⁷Senin kabul ettiğin kurban alçakgönüllü bir ruhtur,
Alçakgönüllü ve pişman bir yüreği hor görmezsin, ey Tanrı.
Kurtuluş Planı [4901-6-a ]


